Bataklık davasındaki beraat kararlarının gerekçesi

Alican Uludağ 

Ankara’daki mahkeme, Süleyman Soylu’nun “Cumhuriyet’in en büyük uyuşturucu operasyonu” olarak nitelendirdiği davayla ilgili verilen beraat kararlarının gerekçesini açıkladı.

Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu” olarak nitelendirdiği “Bataklık” davasında 73 sanık hakkında verilen beraat kararının gerekçesi açıklandı.

Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, uluslararası uyuşturucu kaçakçıları Çetin Gören ve Nejat Daş’tan ele geçirilen yüklü miktardaki paraların uyuşturucu ticaretinden elde edildiğine ilişkin delil olmadığını, bu nedenle bunların “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” olarak kabul edilemeyeceğini kaydetti. Mahkeme, sanıkların bu paraların nereden elde ettiğini açıklayamamasının “kara para aklama suçunu” oluşturmayacağını ifade etti.

“Bataklık operasyonu”, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından 30 Haziran 2020 tarihinde “Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu” olarak duyurulmuş, 67 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda 70 milyon TL’ye el konulduğunu açıklamıştı. Gözaltına alınlar arasında uluslararası uyuşturucu kaçakçıları Çetin Gören ve Nejat Daş da bulunuyordu. Ankara Adliyesi’ne sevk edilen şüphelilerden Gören ve Daş’ın arasında bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 

Bataklık davasında yargılanan 73 kişiye beraat kararı çıktı 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma sonunda 2021 yılında 73 şüpheli hakkında dava açtı. İddianamede, sanıklar Daş ve Gören’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve 60’ar kez “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak” suçlarından bin 482’şer yıl hapsi istendi. Davanın sanıkları arasında Daş’ın paralarını makam arabasıyla taşıyarak kuryelik yapmakla suçlanan eski Sultanbeyli Emniyet Müdürü Necmettin Yüksek de yer alıyordu. Dava sürecinde Daş ve Gören, 2 yıl 2 ay 4 gün tutukla kaldıktan sonra tahliye edildi. 

Davaya bakan Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Mayıs 2024 tarihinde görülen davada 73 sanığın da örgüt kurma, yönetme ve üyesi olma ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından beraatine hükmetti. Hasan Şatır başkanlığındaki mahkeme heyetinde Çankaya Üniversitesinde “kara para aklama ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu” konusunda yüksek lisans tezi yazan Hakim Çağrı Canca da yer aldı. 

Gelinen aşamada mahkeme, beraat kararına ilişkin 154 sayfalık gerekçeli kararını da tamamladı. Kararda, sanıklar Çetin Gören ve Nejat Daş’ın daha önce adının karıştığı uyuşturucu kaçakçılığı olayları ile Türkiye’de para yakalatma olayları; kara para aklama suçu yönünden ele alındı. 

Çetin Gören Hollanda ve Brezilya’da 12 yıl hapse çarptırıldı

Gerekçeli kararda Çetin Gören’in Hollanda’da yargılandığı uyuşturucu davasına işaret edildi. 8 Ekim 2012 tarihinde Ekvador’dan Belçika’nın Anvers Limanı’na Fruitline International B.V. Şirketi tarafından gönderilen 8 bin 023,75 kilogram ağırlığında kokain muz kolileri içerisinde ele geçirilmişti. Gören’in evinde 4 Mayıs 2012 tarihinde yapılan aramada da söz konusu muz konteynerine ilişkin e-posta yazışmaları ve 883 bin Euro para bulunmuştu.

Rotterdam Bölge Mahkemesi, Gören’i 2016 yılında Hollanda Uyuşturucu Madde Kanunu’nda belirtilen suçları işlemeyi amaçlayan bir örgüte lider olarak katılmak, kara para aklamak, evrakta sahtecilik suçlarından 12 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Bu yargılamaya işaret eden Ankara’daki mahkeme, Hollanda mahkemesinin paranın kazanılması ile paranın konutta bulunması arasındaki uzun süre dikkate alındığında söz konusu tutarın sanık tarafından doğrudan işlenmiş bir suçtan edinildiği kanaatinin oluşmadığını ifade ettiğini anımsattı. Kararda, “Burada dikkat edilmesi gereken husus mahkeme kendi yerel mevzuatına uygun olarak sanık tarafından kaynağı açıklanamayan parayı karapara saymış ve muhtemelen herhangi bir suçtan elde edinilmiş olabileceği kanaatiyle mahkumiyet hükmü kurmuştur” denildi.

Hollanda yasalarına karşın Türk yasalarının kaynağı açıklanmayan paraların karapara sayılmayacağını belirten mahkeme, “Yürürlükteki mevzuatımız, doktrin, yerleşik Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre Türk Hukukunda kaynağı açıklanamayan parayı ‘kara para’ saymak mümkün değildir. Bu nedenle söz konusu Rotterdam Bölge Mahkemesi kararında öncül suçtan bir gelir elde edildiğinin kesin olarak tespit edilemediği anlaşılmıştır” görüşüne yer verdi. 

Kararda, Çetin Gören hakkında Brezilya 3. Bölge Federal Ceza Mahkemesi tarafından da 2012 tarihinde uyuşturucu madde ticareti suçundan 12 yıl 4 ay 24 gün hapis cezası verildiği ancak bu kararda suçtan elde ettikleri bir mal varlığı değerinden bahsedilmediği kaydedildi.

Gören hakkında yine İtalya Reggio Calabria Mahkemesi tarafından 2010 yılındaki iki eyleminden dolayı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan tutuklama kararı bulunduğu ve kırmızı bültenle arandığı da anımsatıldı. 

“Kısmetim-1 ve Lucky-S olaylarında kara para suçu yoktu”

Kararda, sanık Nejat Daş hakkında İstanbul 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 15 Kasım 1992 tarihinde Akdeniz’de mürettebatı ile batırılan KISMETİM-1 isimli gemide bulunduğu iddia edilen 3 ton 100 kilo bazmorfin ele geçirilmesi olayında 5 yıl 10 ay hapis cezası verildiği de aktarıldı.

Yine 7 Ocak 1993 tarihinde Akdeniz’de Lucky-S isimli gemide 11 ton 39 kg esrar ve 2 ton 568 kg baz morfin ele geçirilmesi olayında Nejat Daş’a 30 yıl ağır hapis cezası verildiğine işaret edildi.

Bu şekliyle öncül suçun işlendiğinin iddia edildiği belirtilen kararda ancak öncül suçun 4208 sayılı Yasa’nın veya 5237 sayılı TCK’nın yürürlükte olduğu bir dönemden önce işlendiği, kara para aklama suçunun Türk hukukuna 4208 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 19 Kasım 1996 tarihinde girdiği, öncesinde aklama suçundan bahsedilemeyeceği vurgulandı.

Mahkeme: Kayıt dışı para kara para sayılamaz

Kararda, “5237 sayılı TCK’nın 282. maddesinin 1. fıkrasında tanımlı kara para aklama suçunun konusunu oluşturan mal varlığı değerlerinin, hangi öncül suçtan ve ne miktarda elde edildiğinin verilen hükümde net olarak belirtilmesinin zaruri olduğuna” işaret edildi. “Öncül suçun işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise kim tarafından, nerede ve ne zaman işlendiğinin, bu suçtan hangi mal varlığı değerinin ve ne miktarda elde edilmiş olduğunun mahkeme hükmünde kesin olarak tespit edilmesi gerektiği” anlatılan kararda, bu tespitlerin “öncül suçlar yönünden yurt dışı mahkeme kararlarında bulunmadığı” belirtildi.

Sanıkların ele geçirilen mal varlığı değerini nereden elde ettiğini açıklayamaması durumunda bunların suç yoluyla elde edildiği kanaatine varılamayacağı ifade edilen kararda, “Kayıt dışı para ile suçtan kaynaklanan gelirin ayrı kavramlar olduğu, dosyamız kapsamında ele geçirilen mal varlığı değerlerinin öncül suçlar ile olan bağlantısının somut ve kesin bir biçimde kurulamadığı anlaşılmakla aklama suçunun unsurlarının dosyamızda oluşmadığı mahkememizce sabit görülmüştür” denildi.

Kararda, Çetin Gören’in hesaplarına 2020’ye kadar giren bir milyon 742 bin TL ve çıkan bir milyon 627 bin TL’nin nereden elde ettiğini açıklayamaması durumunda bunun doğrudan bir suçtan elde edildiğinin kabulüne ilişkin bir karinenin Türk hukukunda mevcut olmadığı kaydedildi.

Türkiye’de ele geçirilen paralar 

Öte yandan 2020 yılında Nejat Daş’ın, İstanbul Selimpaşa Metro Dinlenme Tesislerine park eden bir tırdaki 300 bin Sterlin parayı almak istediği istendiği sırada polis tarafından suç üstü yapılmıştı. Mahkeme bu suçla ilgili kararında da “söz konusu olayda ele geçirilen mal varlığı değerini sanığın nereden elde ettiğini açıklayamaması durumunda bunun doğrudan bir suçtan elde edildiğinin kabulüne ilişkin bir karinenin hukukta mevcut olmadığı” gerekçesini ileri sürdü. 

İspanyol makamları tarafından 2016’da uyuşturucu madde ele geçirilen Martı N (Arıkan Dadaylı) adlı geminin Martilor Shipping Co. Ltd. şirketine bir milyon 50 bin Amerikan Doları karşılığında satılması olayında da Nejat Daş’ın bağlantısını gösterir delil olmadığı savunuldu.

Emniyet müdürü neden beraat etti?

Kararda, eski Emniyet Müdürü Necmettin Yüksek’in makam aracını polisler vasıtasıyla Nejat Daş’ın yurt dışından getirdiği paraları hudut kapılarından alarak kuryelik yaptığı iddiasına neden beraat verildiği de açıklandı.

Kararda, “Bir kısım sanıkların yurt dışında ceza aldığı ancak öncül suçtan bir gelir elde edildiğine ilişkin kesin bir tespitin yapılamadığı, sanıkların ele geçirilen mal varlığı değerini nereden elde ettiğini açıklayamaması durumunda doğrudan bir suçtan elde edildiği şeklinde bir ön kabulün yapılamayacağı, dosyamız kapsamında ele geçirilen mal varlığı değerlerinin öncül suçlar ile olan bağlantısının somut ve kesin bir biçimde kurulamadığı” belirtildi.

Kararda, Necmettin Yüksek’in bu süreçte üç polise ayrı ayrı gönderdiği paraların da “kuryecilik faaliyetine yardım karşılığında gönderildiği şüphesini aşan boyutta sanığın aklama faaliyetlerine katıldığını gösterir başka bir delil elde edilemediği” savunuldu. 

Mahkeme, ayrıca gözaltı sırasında el konulan Simith Wesson ve Glock marka iki tabancanın da ruhsat işlemleri tamamlandıktan sonra Çetin Gören’e iadesine karar verdi. Cezaevinde 2 yıl 2 ay tutuklu kalan Daş ve Gören, devlete karşı tazminat davası açabilecek. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir