Gazeteci ve çevre savunucusu Hakan Tosun’un cinayetiyle ilgili davanın ilk duruşması yarın gerçekleştirilecek. Hakan Tosun’un avukatları, bu davanın yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çevre hakları açısından büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, kamuoyunu duruşmaya katılmaya davet etti. Ancak, duruşma salonunun yalnızca 30 kişilik kapasiteye sahip olması eleştirilere yol açtı.
Esenyurt’ta evinde darp edilerek yaşamını yitiren Hakan Tosun’un davası, yalnızca bir ceza yargılaması değil, aynı zamanda toplumsal bir meselenin parçası olarak değerlendiriliyor. Avukatları, Tosun’un gazetecilik kariyerinin yanı sıra çevre hakları için verdiği mücadelenin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Bu dava, yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çevre hakkı kesişiminde yer alan ve kamuoyunun dikkatle izlediği bir yargılama sürecidir” denildi.
Avukatlar, duruşmaya çok sayıda avukat, milletvekili, baro temsilcisi, gazeteci ve sivil toplum örgütü temsilcisinin katılacağını belirtirken, mevcut duruşma salonunun 30 kişilik kapasitesinin yetersiz olduğunu vurgulayarak, bu durumun adil yargılanma hakkını tehdit ettiği ifade edildi. Yapılan açıklamada, “31 Mart 2026 tarihli yeterlilik talebimize henüz yanıt verilmedi. Duruşmanın aleni olması, adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır ve bu ilkenin fiilen sağlanması gerekmektedir,” denildi.
Fiziksel yetersizliklerin duruşmaya erişimi kısıtlayacağına dikkat çeken avukatlar, bu durumun hem aleniyet ilkesinin ihlali hem de savunma hakkının zedelenmesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ayrıca, sınırlı bir fiziksel ortamda gerçekleştirilecek yargılamanın güvenlik açısından riskler taşıdığına da vurgu yapıldı.
Sonuç olarak, yargılamanın sağlıklı ve hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi için yeterli kapasiteye sahip bir duruşma salonunun tahsis edilmesi gerektiği ifade edildi. Bu çağrı, davanın gidişatını ve adaletin sağlanmasını etkileyebilecek önemli bir nokta olarak ön plana çıkıyor.